06 Şubat 2010 Cumartesi

Test: Hangi Sibel Can'sınız?

Soru 1: Kocanızın sizi aldattığını öğrendiniz. Tepkiniz ne olurdu?

a) Her şeyi kabullenir, ailemin yanına dönerdim.
b) Oturur sabahlara kadar ağlardım. Kendime kahrederdim.
c) Çocuklarım için her şeye katlanır, onlar yetişkin oluncaya dek boşanmazdım.
d) Amaan, bu da sorun mu? Basardım davayı, bitirirdim oracıkta ilişkimi.

Soru 2: Biricik köpeğiniz kapıcının köpeğiyle çiftleşti ve bir batında 9 yavru doğurdu...

a) Ne yapacağımı bilemez, bir büyüğüme danışırdım.
b) Sinirimden ağlardım. 9 yavruya nasıl bakarım?
c) Çocuklarım onları severse asla bırakmaya kıyamam. Ne yapar eder sütten kesilinceye kadar evimde beslerim.
d) Önce yavruları evimden uzaklaştırır, sonra kapıcıyı işten kovarım.

Soru 3: Yeni albüm zamanı geldi çattı...

a) Hemen besteci büyüklerimle bir araya gelir, fikir alışverişinde bulunurum.
b) Telaştan ağlarım. Belki de kırmızı ışıktayken arabamın camlarını açar, paparazzinin beni ağlarken çekmesini sağlarım.
c) Önce çocuklarım! Onların mutluluğunu sağlamadan albüm malbüm yok.
d) Son gün çalışmam gerektiği kafama dank eder, Serdar Ortaç veya Tarkan'ı arayıp acilen beste isterim.

Soru 4: Bir sabah tartıldınız ve tam 15 kilo aldığınızı fark ettiniz...

a) Hemen bir diyetisyen büyüğüme danışır, yardım isterdim.
b) Şaşkınlıktan ağlardım. Bu kadar kilo nasıl verilir!
c) Çocuklarım beni böyle seviyorsa sorun yok demektir.
d) Amaan, her yeni albüm öncesi kütlemin yarısına düşüyorum nasılsa. Yine veririm.

Soru 5: Bir yakınınızı kaybettiniz ve arkadaşınız size sadece SMS'le başsağlığı diledi...

a) Bunun normal bir şey olup olmadığını bir büyüğüme sorardım.
b) Kırgınlığımdan oturur ağlardım.
c) Çocuklarıma güçlü görünmeliyim. Böyle şeyleri takmazdım.
d) Bana ne, isterse hiç aramasın.

Sonuç












a'lar çoğunluktaysa: Siz "Orhan Gencebay'ın Sibel'i"siniz. Aklı başında, alçakgönüllü ve çalışkansınız. Bir
büyüğünüze danışmadan asla hareket etmez, temkinli davranmayı elden bırakmazsınız.












b'ler çoğunluktaysa: Siz "Kanasın Sibel Can'ı"sınız. Olumsuz her durumda göz yaşlarınıza hakim olamıyor, salya sümük ağlıyorsunuz. O kadar ki renginiz arada maviye dönüyor. Kendinize kahretmeyi bırakın ve silkinin. Hayat devam ediyor.












c'ler çoğunluktaysa: Siz "Anaç Sibel Can"sınız. Etrafınızdaki insanları koruyup kollamaya bayılıyor, onlar için adeta bir akıl hocası görevi görüyorsunuz. Olası bir kötü duruma karşı tetikte ve hazırsınız. Ama kendiniz için de yaşamalısınız.












d'ler çoğunluktaysa: Siz "Umursamaz Sibel Can"sınız. Hiçbir şey sizi üzmüyor. Hayat eskisi gibi akıp gitmeye devam ediyor. Sorumluluklarınızın bilincindesiniz ama fazla ciddiye almıyorsunuz. Terk edildiğinizin ertesi günü eteğinizi çekiştire çekiştire dans bile edebilirsiniz. Çekiciliğinizin ise farkındasınız.

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

Sosyete Kızı Suzan

Askıda elmas!

Ayy şekerleriimm bu sosyete bazen hakikaten ne yapacağını şaşırıyor. Nereden mi çıkarıyorum, alın işte ispatı!
Malum, kriz toplumun bütün tabakalarını etkiledi. Creme de la creme de olsanız, Gültepe'de gecekonduda da otursanız bu böyle. Bizim sosyetik hanımlar da kendilerine göre krizle mücadele etme yolu bulmuşlar akıllarınca. Maddi durumu kötüleyen cemiyet arkadaşlarının bahçesindeki ağaçlara içi pırlanta dolu torbalar bırakıyorlarmış. Aynı fakir tebanın ekmek bırakması gibi! Tabii bu işlemi gecenin geç saatlerinde yapıyorlarmış ki arkadaşlarının gururu incinmesin. Şimdilerde krizden etkilenen, etkilenmeyen bütün cemiyet üyeleri sabah kalkar kalkmaz bahçelerindeki ağaçları kontrol ediyormuş. Yaa canlarım, düşmenin yaşı da sınıfı da yok!
Ayy biraz da güzel şeylerden bahsedelim! Tam da az önceki haberime denk gelen bir malumat vericiğim sizlere. Sosyetemizin ünlü semtlerinden birinin muhtarı başını yolsuzlukla derde sokmuş! Buraya kadar her şey normal di mi? Ama değil anacım, değil!
Bu sosyetik muhtarımız belediyeden aldığı maddi fonu hoyratça ve yasadışı kullanmakla itham edilmiş. Olaylar, krizden etkilenen Sömür-ge Holding'in ortaklarından Naime Frankofon'un evinin önüne bir kamyon dolusu elmas çuvalı bırakılmasıyla patlak vermiş. Bunu gören semt sakinleri olayı araştırmış, peşini bırakmamış. Ama tatmin edici yanıt alamayınca da muhtarı şikayet etmişler. Yaka paça karakola götürülen muhtarın bahanesiyse herkesi güldürmüş: "Ne olacak canım, elmas da kömür sayılır!"
Ayy canlarımm, biraz da yemeden içmeden bahsedelim.
Geçtiğimiz akşam yirmi yıllık kadimdostum Tutya Batarçıkmaz'ın Bağdat Caddesi'nde açtığı yeni restoranı Yemish Kadar Oldum'daydım. Canım arkadaşım annesinden öğrendiği yemekleri kendi usulüyle yeniden ele almış ve müşterilerinin beğenisine sunmuş. Ben tereyağında kızartılmış koala paçası ve palmiye kökünde sunulan çok özel bir lapa yedim. Fiyatlar gayet makul, yeşil kartlılar bile gidebilir.

Tereyağında kızartılmış koala paçası: 340 TL.

Palmiye kökünde lapa: 180 TL.

Ben yine İstanbul'un ve sosyetenin altını üstüne getirmeye devam ediyorum canlar. Sizlerden müsaade ister, bir de kocaman öperim. İnanmıyor musunuz ayol! Alın işte ispatı: Mucccks!


Suzan TUZUKURU Coulrophobic Times / DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

Gazeteniz Coulrophobic Times basında!

Divatar fırtınası

Yalan haber membası gazeteniz Coulrophobic Times bir süredir "Divatar" haberiyle gerek haber sitelerinde gerekse ulusal gazetelerin sitelerinde boy gösteriyor.

İşte o haberler ve linkleri:


www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

09 Ocak 2010 Cumartesi

Küçük Esma gurme kurbanı mı?

Vedat Milor sınırı aştı!

Türkiye'nin en ünlü gurmelerinden Vedat Milor bir skandala imza attı. Geçtiğimiz gün düdüklü tencereye sıkışmasıyla gündemin tepesine oturan Şanlıurfalı küçük Esma'nın aslında kazayla tencereye girmediği, NTV'de yaptığı programı için şehri ziyaret eden Milor'a 'yeni bir lezzet' olarak sunulduğu ortaya çıktı. Neyse ki vatandaşlar bu olaya seyirci kalmayıp gerekli mercilere durumu bildirerek küçük Esma'yı kurtarmışlardı. Vedat Milor'dan geçer not almak için böyle bir şeye kalkıştıklarını itiraf eden Kanaat Lokantası yetkilileri pişman olduklarını dile getirirken Milor, Vaniköy'deki yalısında sessizliğe gömüldü.

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

29 Aralık 2009 Salı

"Divatar" vizyonda!

Diva şimdi de bilim kurgu yıldızı!

Türk Sanat Musikisi'nin divası Bülent Ersoy "Divatar" adlı filmle beyaz perdeye geri dönüyor. Yapımcılığını üstlendiği filmde başrol oynayan diva, heyecanlı olduğunu gizlemiyor. Rahatsızlığı sebebiyle hastanede yatan ve galaya 3G teknolojisiyle bağlanan Ersoy, "Fevkaladenin fevkinde bir film oldu. Ecnebi memleketlerdeki yapımlardan hiç bir fark-ı nüansı yok," dedi. Film 3 boyutlu olarak Türkiye'nin dört bir yanındaki sinemalarda gösterime girdi.

Filmin konusu

Aç gözlü uvertürler gezegeni Tavernava tehlike altındadır çünkü artık ekonomik sorunlar nedeniyle hiç dinleyicileri kalmamıştır. Piyanist şantörler, dansözler ve alt kadro şarkıcıları bir araya gelip, rağbet hiç eksilmeyen assolistler gezegeni Gazinova'yı istila etmeye karar verirler. Gazinova'nın hakimi Divatar ise bu acımasız işgale tek başına göğüs germek zorundadır.

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

11 Aralık 2009 Cuma

"Benim Adım Roman"!

Kibariye Şebnem'in yolunda!

Billur sesli şarkıcı Kibariye yeni bir albümle sevenleriyle buluşmaya hazırlanıyor. "Benim Adım Roman" isimli albümünü önümüzdeki günlerde çıkaracak olan sanatçı için Şebnem Ferah'ın sıkı takipçisi olduğu söylentileri de yayılmaya başladı. Zira Ferah'ın 16 Aralık'ta çıkacak olan albümünün adı "Benim Adım Orman"!

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

09 Aralık 2009 Çarşamba

Günün Fıkrası

Editör

Bir Fransız yazar, bir İngiliz yazar bir de Türk yazar (Ece Vahapoğlu) uçaktaymış. Fransız yazar Türkçe olarak “Kitaplarımı önce İtalyanca yazarım, editörüm Fransızca’ya çevirir” demiş. İngiliz yazar da lafa atılmış, Türkçe,“Ben de önce İspanyolca yazarım, editörüm İngilizce’ye çevirir" demiş. Ece Vahapoğlu altta kalır mı, o da lafa yarı İngilizce yarı Türkçe girmiş; "Yes yes, ben var kitaplarımı önce İngilizce yazmak, ama editörüm anlayamamak.”


www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

Ece Vahapoğlu İngilizce kursuna gidiyor!

Takma isimle dil kursunun yolunu tuttu!

Daha önce 5 dil bildiğini dile getiren, hatta kolay dil öğrenme teknikleriyle ilgili bir kitap yazan Ece Vahapoğlu'nun foyası Okan Bayülgen'in programında ortaya çıkmış, kendisine yabancı dilde sorulan soruların hiçbirine yanıt verememişti. Vahapoğlu durumu her ne kadar 'yorgunluğa' bağlasa da herkese alay konusu olmaktan da kurtulamamıştı. Bu duruma canı oldukça sıkılan yazar, Asude Şebnem takma adıyla özel bir kuruluştan hızlandırılmış İngilizce kursu almaya başlamış. Tanınmamak için türban takarak derslere giden Vahapoğlu, "öteki" olmak pahasına dil öğrenmeye and içmiş gibi görünüyor.

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

Candan Erçetin kime benziyor?

İşte Candan Erçetin'in yeni imajı!

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

25 Kasım 2009 Çarşamba

Azra'nın sırrı ortaya çıktı!

Misyoner değilmiş!

Tescilli güzel Azra Akın, bir süredir Taksim'deki St. Antuan Kilisesi'nin önünde görülüyordu. Gece geç saatlerde, herkesten köşe bucak kaçarcasına kilisenin içine girip gözlerden kaybolan mankenin sırrı ortaya çıktı: "Dilenme takıntısı" olarak adlandırılan bir hastalığa yakalanan ve tanınmamak için kılık değiştirerek kilisenin avlusunda kağıt peçete sattığı öğrenilen güzel manken, bakalım söylentilere ne cevap verecek?

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

23 Kasım 2009 Pazartesi

Esra - Ceyda kardeşler de Coulrophobic Times okuyor!

Hell yeah!

Akıllara zarar Esra - Ceyda kardeşler de Coulrophobic Times okuyormuş da haberimiz yokmuş meğer. (Ya da sadece Esra okuyormuş, her neyse) "Biri benim ve Ceyda'nın hakkında böyle bir şey yapmış, çok güldüm" şeklinde Facebook sayfasında haberimizi paylaşan Esra, tazminat kapmak amacıyla blog blog, site site gezen, noterleri mesken tutan hoşgörüsüz ünlülere bakınca takdiri hak ediyor.


www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

21 Kasım 2009 Cumartesi

3. Sayfa: Ultrasondaki Madonna figürü sonu oldu!

Cahil koca cinneti ölüm getirdi!

KÜTAHYA - Kütahya'nın Simav ilçesinde meydana gelen korkunç olay polisin bile ağzını açık bıraktı. 14 yıldır evli olan Derya K. ve Hüseyin K., çocuk özlemiyle yanıp tutuşuyordu. Tüp bebek tedavisi gördükten sonra nihayet hamile kalan Derya K., hamileliğin gidişatından ve bebeğinin cinsiyetinden haberdar olmak için eşinden kendisini bir kliniğe götürmesini istedi. Büyük ısrarlar sonucu, cahil kocanın ifadesindeki deyimiyle 'şeytan işi' alete giren Derya K. ve Hüseyin K. şaşkınlık içinde kaldı; çünkü monitörde dünyaca ünlü popstar Madonna'nın ta kendisi vardı! Bu durum karşısında şoke olan Hüseyin K., önce doktor Şermin D.'nin suratına yumruk attı, sonra eşi Derya K.'yı apar topar eve götürdü. Çift, evde de tartışmaya devam etti. Öfkeli koca eline aldığı satırla karısının başını kesti ve sonra karnından bebeği aldı, ama artık işten geçmişti. Üstelik bebek Madonna'ya da benzemiyordu. Bir göz yanılgısıyla eşinin ve doğmamış çocuğunun canını alan cani adam, ifadesinde cinayet sebebi olarak şunları söyledi: "Karıma ultrasona girmemesi gerektiğini, dinimizce böyle şeylerin günah olduğunu söyledim ama inat etti. Gittik, karnından televizyona yansıyan görüntüde orospu şarkıcı Madonna'nın görüntüsü vardı. O an başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Evde de tartışınca bu kıyımı yaptım. Pişmanım." Hüseyin K. tutuklanarak cezaevine kondu.

İşte o ultrason görüntüsü:

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

18 Kasım 2009 Çarşamba

Erol Köse eşinin böbreğini satılığa çıkardı!

Büyük oynuyor!

Yapımcı Erol Köse, Hande Yener'i yeniden kazanmak için elinden geleni ardına koymuyor. Albüm ve promosyon çalışmaları için önce evini satılığa çıkaran Köse, şimdi de eşi Ajlan'ın böbreğini gazete ilanıyla satışa çıkardı. Telefonlarımıza olayı doğrulayan yapımcı, neden kendi böbreğini değil de eşinin böbreğini sattığı yönündeki sorumuza ise "Ben evimin direğiyim. Bana bir şey olursa aileme kim bakar? O yüzden kendimi garantiye aldım, eşimin böbreğini satışa çıkardım!" dedi. Ajlan Hanım'ın ise, Gülşen'e albüm yapılmaması şartıyla fikre sıcak baktığı kaydedildi.
Yener'in elektronik müzikteki ısrarcı tutumu nedeniyle araları bozulan ve yollarını 2008 yılında ayıran ikili, tüm bu gelişmeler karşısında yeniden bir araya gelecek gibi.

İşte o ilan:


Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

16 Kasım 2009 Pazartesi

Coulrophobic Times Zerrin Özer'in tecavüzcüsünü açıklıyor!

Zerrin Özer'i yakan Ü.G. kim?

Katıldığı bir programda kendisine tecavüz eden kişinin isminin baş harflerini Ü.G. olarak açıklayan Zerrin Özer, herkesi merak içinde bırakmıştı. Gazeteniz Coulrophobic Times, o kişiyi buldu ve şimdi teşhir ediyor: Özer'in tecavüzcüsü Ücavüzcü Goşkun!

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip

Bilmece Bulmaca

SORU: Ajda Pekkan'ın üç hali nedir?
CEVAP: Katı, sıvı, jel.

Coulrophobic Times /DÜŞKÖY © Bütün Hakları Saklıdır
www.tips-fb.com TwitterTwitter Takip